EN SON GELEN ÇÜRÜK ELMA

                                                                                                           

 

Her sabah ucu ucuna yetişiyorum çünkü tatlı gelen beş dakika daha fazla uyku isteğine yenik düşüyorum. Beş dakika daha, beş dakika daha derken apar topar zor atıyorum kendimi dışarı. Buna bir de son dakikada telefon, gözlük, cüzdan, anahtarlık, sigara kontrolü de eklenince evden çıkış seremonisi uzadıkça uzuyor. Deli gibi koşturuyorum istasyona çünkü tam ben girdiğim sırada çıkmakta olan trenin ardından boş gözlerle bakakalmanın acısını yaşamışımdır çok zaman. Haliyle yataktan yeni kalkmış ve kendini dış dünyanın yıpratıcı etkilerine henüz adapte edememiş bu orta yaşlı beden de neye uğradığını şaşırıyor. Nabız şakaklarda atıyor, kalp doğal ritmini aşıyor, tansiyon bilmem nerelerde. Bir keresinde uzaktan gördüğüm trene son bir deparla koşarak nefes nefese zor atmıştım kendimi. Gözlerim karardı, düşecek gibi oldum. Dışarıdan bakıldığında perişan görünüyor olmalıydım ki benden büyükçe bir abi kalktı yer verdi. Tabi evham yaptı olay bende doktora gittim, efora falan soktular, yürüyüş bandında tay gibi koştum. Doktor sonuçlara baktı; “Hadi güle güle” dedi “Bir daha gözüm görmesin seni.”

 

Bu sabah yine her sabahki kaygılarla çıktım evden. İstasyona kadar gözüm sürekli saatte, her zamanki yüksek tempoyla yürüdüm. Hesabıma göre daha üç dakikası vardı trenin. Merdivenlerden benimle birlikte altı yedi kişi daha iniyordu. Birden en öndeki hızlandı dahası koşmaya başladı. O koşunca, hemen arkasında yürüyenler de hızlandılar, onları da diğerleri takip etti. Daha üç dakikam olduğunu bilmeme rağmen ben de takıldım peşlerine, hep beraber eskimiş merdivenlere ayaklarımızı vura vura bir koşu tutturduk. İstasyona girdiğimizde yine o bildiğim aritmi hükmünü sürmeye başlamıştı ama ortada ne tren vardı ne gelen. Mesele gayet basitti, sürünün önde gideni panik yapıp koşmaya başlayınca peşindekiler de ona uyup koşmaya başlamışlardı ama neden? Ya ben? Ben daha sürem olduğunu bile bile neden takılmıştım peşlerine? Her sabah aynı vesaiti kullananlar aslında çok dakiktirler. Eminim hepsi en az benim kadar farkındaydılar daha vakitlerinin olduğunun.

 

Sonuç:

 

En öndekinin derdi başkaymış sonra anladık ama arkadakiler;

 

  1. Galiba bugün tren erken geldi
  2. En öndeki koşuyorsa vardır bir bildiği
  3. Ben hele kendimi sağlama alayım da tren gelmezse gelmesin
  4. Bir kaçırırsam var ya patron canıma okur

 

 

Diye düşünmüşlerdir, büyük bir ihtimalle.

 

Ve son bomba; o en önde koşan vardı ya hani; meğerse trene yetişmek için koşmuyormuş. Büfeciye bir şeyler bıraktı, bir kâğıt imzalattı, yine koşarak çıktı gitti. Bulunduğum perondan karşı kaldırımın kenarında çalışır durumda bekleyen bir kamyonete bindiğini gördüm. Bu sırada halen nefesimi düzene sokmaya çalışıyordum. CEM CEMİİ

 

Benimsayfam'da Paylaş Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Friendfeed'de Paylaş

 

 

                               Boş Mail Gönderin email gifs Eklenen Yazılar

                                                Adresinize Gelsin

Eklenti Başlığı
Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !