Embed

KÖTÜ BİR HUYUM VAR BENİM; DÜŞÜNÜYORUM

 

 

Kötü bir huyum var benim; düşünüyorum.

Düşüncenin dar koridorlarında sıkışıp, dolambaçlarında kaybolmayanların beni anlamasını bekleyemem. Yahut işinden gücünden, evinden arabasından, geçiminden, sağlığından, çoluk çocuğundan, ailesinden kısacası yaşam savaşından ötürü geniş pencerelerden bakmaya fırsat bulamayanları da hadi düşün diye zorlayamam.

Onlar rahatı ve huzuru bulmuştur aslında. Arabanın motoru su kaynatmadıysa, vadesi gelen çek zamanında hesaba yattıysa, oğlanın okul taksiti gecikmediyse, esnaf amca akşam olunca Allah bereket versin deyip kapattıysa, ücretlinin maaşı zamanında gelecekse, sağlık yerindeyse, karın tok sırt pek ise, dokunmayacak yılanlar bin yaşayacaksa daha ötesini düşünmeye gerek yoktur. Daha ötesi öyle böyle değil, yerlerde yuvarlanıp, sırtını kalın kütüklere sürtme isteğiyle kaşınmaktır.

Zor iştir düşünmek. Düşündükçe eksik gedik, hata bulursun. Şüpheyle yaklaştıkça eninde sonunda dev gibi yalanlar çıkar karşına. Bu sefer dokunmadan edemezsin, öyle değil böyle olmalı diye kendince çözüm önerileri üretirsin. O güne dek rahatını bozmamış olanlar “Sana ne oluyor kardeşim, bak kendi işine” dercesine alayla bakarlar yüzüne çünkü sen düşündükçe yeni icatlar çıkartırsın, ucu onlara dokunur, rahatlarını kaçırırsın.

Zor iştir düşünmek. Anlayabildikleri için kafa yormaz çünkü insan.  Meziyet anlayamadıklarını anlamaya çalışmaktır ama anladıkların yüzünden bazen hoşuna gitmeyen ve seni çok aşan gerçeklerle karşılaşırsın. İyisi mi senin yerine düşünecek birilerini bulmak iplerini onun eline bırakmaktır. Senin yerine kararları o verecektir artık. Geceleri uykun kaçmaz çünkü güvende olduğunu bilirsin. İpleri germediğin ve senin için belirlenen sınırların dışına çıkmadığın sürece etliye sütlüye karışmadan, suya sabuna dokunmadan, yanlışları görmeden, görsen de “vardır elbet bir bildiği” diyerek geçinip gidersin.

Teslimiyet kadar rahatlatıcı bir duygu yoktur çünkü hayatta.

Hasan Pulur’dan bir fıkra:

Vakti zamanında alman mühendisler bir baraj inşaatı için Türkiye’ye gelmişler. Akşam olunca Türk işçilerle aynı lokalde yemeklerini yer içkilerini içerlermiş. Zamanla bizimkiler gibi rakıya alışmışlar. Bizimkiler iki tek atıp efkârlanırlarken onlar yine keyifle yer içer sohbetlerine devam ederlermiş. Gel zaman git zaman bizimkiler bakmış ki Almanlar da iki duble içtikten sonra karalar bağlayıp bizim gibi düşüncelere dalıyorlar. Merak edip sormuşlar;

 “Hayırdır, Hans ne düşünüyorsunuz böyle?”

“Sorma azizim” demiş Hans, “Ne olacak bu memleketin hali, onu düşünüyoruz.” CEMCEMİİ

 

 

 

 

Eklenti Başlığı
Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !