MIŞ GİBİ YAPMAK

                                                                                                                            

 MIŞ gibi yapmak ayrı bir maharet ister. Tecrübe işidir. Herkes beceremez MIŞ gibi yapmayı, her MIŞ gibi yapan izleyenlerde, gerçekten yapıyormuş izlenimi uyandıramaz.

Bizim ergenliğimizde mahallenin kalleş raconuydu. İki kişi kavga ediyorsa araya girerlerdi. Yani girerMİŞ gibi yaparlardı. Sözüm ona kavgayı ayıran, kavga edenlerden sevmediğini tutup çekerdi ki, sevdiği kişi diğerine arada derede giydirebilsin.

Ağabeylerimizden birisi kendince yırtmış, ikinci lig takımlarından birisine kapağı atmıştı. İzinli geldiği yazlardan birisinde, her sene düzenlenen geleneksel futbol turnuvasında birilerini kıramamış yarı final maçında, bizim mahallenin takımına karşı oynamıştı. OynarMIŞ gibi yapmıştı aslında. Birkaç depar, birkaç uzaktan şut. Maç penaltılara kalmıştı. Son penaltıyı o attı. Diğerlerinin gözünün içine baka baka topu dağlara taşlara vurdu. Sonra da üzülürMÜŞ gibi yaptı.

Bir gün semtin dışından gençler birkaç arabaya doluşup geldi. Gündüz sahilde gezinirken içlerinden birisi bir kıza laf atmış, mahallenin gençleri de bunları pataklamış. İntikam piyangosu bize çıktı. Üç kişiydik bir güzel dayak yedik. Üfledi mi mangalda kül bırakmayan bir ağabeyimiz vardı. Olay bittikten sonra çıktı ortaya. kızarMIŞ gibi yaptı. “Ben onlara gösteririm günlerini siz biraz sabredin” dedi. İnandık. Aslında inanırMIŞ gibi yaptık. Ağabey mi? Epeycene ortadan kayboldu.

Şimdi bu yazıyı nereye çekerseniz çekin. Siyaset mi? Önce oraya çekin. İsterseniz kimler MIŞ gibi yapıyor bir düşünün ya da düşünmeyin siz bilirsiniz. Ben mi? Ben bu yazıyı safra atayım diye yazdım. Siyaset için değil…CEM CEMİİ

Benimsayfam'da Paylaş Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Friendfeed'de Paylaş

 

 

Eklenti Başlığı
Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !