SESLER

 

Seni seviyorumu ilk duyduğumuz günü arayacağız. İlk kez ben de seni seviyorum dediğimiz anı. Kahırların ve küfürlerin arasından seçip çıkarmaya çalışacağız.

Koca bir şehrin gürültüsü arasından, en keyifli anlarımızdaki billur gülüşleri duymaya zorlayacağız kendimizi, çalışan makinelerin sesine aldırmadan.

Yitip gitmiş sevdiklerimiz var. Ana, baba, kardeş, arkadaş. Kavgalarımızı, tartışmalarımızı pas geçmeye çalışarak o en mutlu olduğumuz günlerin hala kulaklarımızda olan sözlerini arayacağız.

Ağustos böceklerinin ötüştüğü bir geceyi, dalgaların kıyıya vurduğu bir akşamüstünü,  yaz yağmurunun sesini... Bir şarkıyı, bir şiiri…

Boş konuşmaların arasında dolanacağız. Atılan nutukları alkışlayan hınca hınç dolu meydanlardan kurtulmaya çalışırken, otomobiller, otobüsler, kamyonlar, tırlar yolumuzu kesecek. Bir düdük yetişecek imdada. Bir vapurun arkasında martılara simit attığımız anda bulacağız kendimizi.

İşte bir bebek. Senin yavrun. İlk ağlayışı, ilk gülüşü, ilk anne ve ilk kez baba deyişi… Diğer yanda çatışmalar, patlayan silahlar…

Çocukluğuna, gençliğine ait sesler de oralarda bir yerlerde. Hep mutlu hatıralarına ait sesleri arayacaksın ister istemez oysa hatırlamak istemediklerin de var aynı yerde.

Bir teoriye göre sesler asla yok olmuyor ve evrende sürekli yol alıyor. Bir gün gelir yeniden belki o seslere ulaşırız. Unutmak istediklerimizin arasından,  yeniden duymak, hatırlamak istediklerimize.CEM CEMİİ

 

Benimsayfam'da Paylaş Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Friendfeed'de Paylaş

 

                  Boş Mail Gönderin email gifs Eklenen Yazılar

                                           Adresinize Gelsin

 

Eklenti Başlığı
Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !