Embed

SİZ BEDELİ NEYSE SÖYLEYİN, BEN SEVE SEVE GELİR YAPARIM YENİDEN


Sabahları gün ışırken kalmak,
Karavana kazanından demir bardaklara dağıtılan, çok şekerli ve üstünde bir parmak yağ olan ılık çay ve katkı maddesi kullanılmadığı için dopdolu, sert ekmeklerle kahvaltı etmek,
Bazen günlerce yıkanamamak
Öğlen yemeklerinde bir fırsatını bulup taburun pidecisinde karnını doyurmak
Eğitim alnında üşümek, yorulmak, sıkılmak
Soğuktan çatlayan ellerimizi hohlamak, kulaklarımızın derisini soymak
Geceleri koğuşta horlayanları uyandırmak
Banyo, tuvalet, telefon sırası beklemek,
Kantinden tost, gazinoda televizyonun karşısında yer kapabilme savaşı,
Sigara yakar yakmaz çalınan toplan düdüğü,
Soğuktan ele yapışan tüfekler, ayağa vuran botlar, bol gelen kıyafetler…

İlk günler çok zor gelmişti bana. Dağın başında bir yerde yüzlerce, kaba saba, yüksek sesle bağırmaya, konuşmaya, ciğerlerini patlatırcasına koşmaya çalışan ve birbirini hiç tanımayan binlerce erkek, ne yapıyorduk biz öyle? Neresiydi orası? Neden oradaydık?

Bazen yoldan geçen arabalara bakar “Ah!” derdim. “Şimdi İstanbul’da, bir arabanın içinde, trafiğin orta yerinde olsaydım. Saatlerce akmasın trafik. Sinirleneyim, sıkılayım razıyım. Yeter ki orada olayım.”

Zamanla alıştık. Alıştığımızın farkına bile varamadan. Devreler, Badiler, Cankuşlar edindik… Geri döndüğümüzde, her fırsatta, coşkuyla, kahkahalar arasında anlatacağımız bir sürü anımız olmuştu.Her anı unutulur, askerlik anıları unutulmazdı.

Şimdi bedelli meselesi var. Yasa çıkacak, askere gitmemek için para ödeyecek birileri.
Ben diyorum ki;

Aynı arkadaşlarımı, aynı gençliğimi verin, seve seve bir daha gideyim.
Hatta gençlikten geçtim, aynı arkadaşlarım olsa yine yeter.
Bedel mi? kaç para isterseniz…
CEM CEMİİ


Benimsayfam'da Paylaş Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Friendfeed'de Paylaş
 

Eklenti Başlığı
Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !